Ana sayfa İnceleme Oyun Tom Clancy’s The Division 2 Oyun İncelemesi

Tom Clancy’s The Division 2 Oyun İncelemesi

61
0

Ubisoft’un son yılların en iyi oyunlarından biri olan ve pek çok oyun sever tarafından beğenilerek oynanan Tom Clancy’s The Division, 2016 yılında çıkmıştı. Sağlanan büyük başarının ardından ikinci oyunun geleceği açıktı, nitekim de geçen sene mart ayında Tom Clancy’s The Division 2 duyuruldu. Aradan geçen 1 yılın ardından ise Massive Entertainment, Tom Clancy’s The Division 2 ile sonunda karşımıza çıktı. PlayStation 4Xbox One ve elbette PC platformlarına çıkan The Division 2’yi biz de PC’de oynadık.

Bu arada AMD‘nin, The Division 2 için önemli bir bundle kampanyası bulunuyor. Buna göre bizim de test sistemimizde yer alan AMD Radeon RX 590 ekran kartını satın alan oyun severler, bu kartın yanında ücretsiz olarak Tom Clancy’s The Division 2’ye sahip olabiliyorlar. AMD’nin diğer ekran kartları için de benzer bundle kampanyaları mevcut. Bu bilgiyi de sizlerle paylaştıktan sonra gelelim şimdi asıl konumuza; Tom Clancy’s The Division 2 incelemesine…

The Division 2, bu kez ABD’de, Washington‘ta geçiyor. İlk oyunun üzerinden 7 ay kadar zaman geçmiş ve elbette iyiye giden bir şey yok. Virüs kaldığı yerden yıkıma devam ediyor. Hastalık boyutlarını genişletmiş ve Washington’a kadar ilerlemiş. Güvenlik güçleri ise neyle uğraşacaklarını şaşırmış, çaresiz kalmış durumda. Yağmalarla güçlenen çeşitli gruplar çevreyi en az virüs kadar yıkıma uğratırken, elbette tüm bu olumsuzluklar karşısında çare biz oluyoruz: Bir Division ajanı… Amacımız SHD Network’ü aktive etmek ve Washington’u onu saran çetelerden temizlemek. Bu pek kolay değil elbette. Zira ordu seviyesinde silahlı bir teşkilat olan True Son grubu bir yandan, Outcasts‘ler diğer yandan, sokak çetelerinin yuvası olmuş Washington D.C’de işimiz çok!

Hiç bilmeyenler için baştan söyleyelim: Division 2, son dönemde çokça karşımıza çıktığı üzere oyun alanıyla bize açık dünya sunuyor. Bu haritada ne yapmak isterseniz, nereye gitmek isterseniz özgürsünüz. Elbette ana görevleriniz var ve devasa harita üzerine tonla yan görev, etkinlik ve aksiyon bulmanız mümkün. Bu arada geliştirici ekibin harita tasarımını da takdir etmek lazım, zira adamlar Washington’u adeta bire bir tasarlamışlar. (Tabii ki Division evrenine uygun olarak.)

İlk oyunu oynamış olanlar için de bu noktada müjdeyi verebiliriz: İlk oyuna oranla hem ana görevlerin hem yan görevlerin süresi uzatılmış durumda. Öte yandan bir Division sevdalısıysanız, bunları soluksuz oynayacağınızı da söyleyebiliriz. Ha, aktiviteler için aynı şeyi söyleyemeyeceğiz. Neden? Zira çevrede göreceğiniz bazı aktiviteler bir süre sonra baymaya başlıyor. Bunlar arasında bazı bölgelerdeki insanları kurtarmak, propaganda yayını yapan radyoları susturmak gibi çeşitli olaylar mevcut. Her ne kadar ilk etapta keyifli gelse de, bir süre sonra bir bakıyorsunuz, aynı şeyleri yapıyorsunuz. Olmamış. Ama kadı kızında bile kusur olur diyelim ve geçelim.

Yine haritada farklı etkinlikler göreceksiniz. Bunlar arasında kontrol noktaları yer alıyor. Bu kontrol noktalarını elbette kontrol altına almanız gerekiyor elbette ve dilerseniz bunu ekip arkadaşlarınızla da yapabiliyorsunuz. Oyunu yalnız oynayanlar bu görevlerde oldukça zorlanabilirler. Bu durumda ise yardım çağırmanız mümkün. NPC‘lerden oluşan bir ekiple bu kontrol noktalarına daldığınızda, işiniz oldukça kolaylaşacak. Ne demek istediğimizi, bu görevlere tek başınıza çıkarak anlayabilirsiniz. Far Cry 5‘i oynayanlar bilirler, orada da roster listesinde Specialist’lerimiz vardı hatırlarsanız.

Az önce bahsettiğimiz aktivitelere tekrar dönecek olursak, bunları yaparak bu kontrol noktalarını güçlendirebiliyorsunuz. Dolayısı ile kontrol noktalarının daha güçlü olması, daha zor devirebileceğiniz ve operasyon sonunda size daha büyük ödüller kazandıracağı anlamına geliyor. Yine benzetmek gibi olacak ancak yakın zamanda oynadığımız için Far Cry New Dawn‘da da benzer bir mekaniğin işlendiğini görmüştük.

Bu arada The Division 2’de şu an 3 farklı Specialization bulunuyor. Bunlar arasında Sharpshooter, Survivalist ve Demolitionist mevcut. Elbette her sınıf uzmanın kendine özgü silahları, özellikleri ve yetenek ağacı var. Sahip oldukları silahlardan da bahsedersek, Sharpshooter‘ın TAC-50 C anti materyal tüfeği, Survivalist‘in Explosive Tipped Crossbow’u ve Demolitionist‘in ise  M32A1 Multi-shot silahı zulada yer alıyor. Bu noktada seçim sizin, fakat hepsini birden de geliştirebiliyorsunuz. Her ne kadar şu an 3 farklı uzman bulunsa da, bunlara yakında yeni sınıfların katılacağını da söyleyelim.

Sizin eliniz kuvvetli belki ancak karşı tarafında da yapay zekası bir o kadar kuvvetli. Division 2’nin yapay zekası ilk oyuna kıyasla yenilenmiş ve böylece oyunda soluksuz kalacağınızı söyleyebiliriz. Düşmanlar sizi saklandığınız delikten çıkartmak için elinden geleni yapıyor. Bu da sizi oyunu daha taktiksel oynamaya itiyor. İster yalnız olun, ister arkadaşlarınızla fark etmez, The Division 2’de düşmanla işiniz var.

Bu arada Specialization‘ın açılması için 30’uncu seviyeye ulaşmanız gerekiyor. Bu noktada geliştirici ekip Massive Entertainment’in, The Division 2’de seviye sisteminde de oldukça dengeli davrandığından bahsetmek lazım. Hatta öyle ki, bu konuda adeta Anthem’e ders vermiş. Zira düşen loot’lar seviyenize uygun, işinize yarayacak ekipmanlar oluyor. Yani aslında olması gerekeni yapıyor Division 2, yapamayan Anthem idi.

Oyunda karakterinizi 30’uncu seviyeye ulaştırdıktan sonra da iş bitmiyor. Daha iyi loot için dünyanın zorluk seviyesini de arttırmanız gerekiyor. Burada da World Tierdevreye giriyor. Haritada yer alan Stronghold’ları düşmandan temizleyerek World Tier 1, 2, 3 ve 4’ü açabiliyorsunuz. Stronghold‘lara da öyle elinizi kolunuzu sallayarak giremiyorsunuz. Stronghold’dan önce 2 görevi yerine getirmeli ve Gear Score seviyeniz iyi, yani sahip olduğunuz eşyaların kalitesi yeterli olmalı. Bu arada World Tier 5 henüz aktif değil. Yakında güncelleme ile gelecek. Zaten bu yama ile Division 2’nin End Game’ine de kavuşacağız.

Son olarak The Division 2’de yer alan PvP mekaniklerinden de bahsetmek lazım. Oyunda, ilk oyuna göre farklı olarak Dark Zone küçük parçalara bölünmüş. PvP burada dönüyor. Ancak PvP, yalnızca Dark Zone’la sınırlı değil. Division 2’de Conflict adı verilen yepyeni bir PvP modu ve bu moda özel olarak hazırlanan farklı haritalar bulunuyor. Bunlar arasında Domination, Skirmish ve altlarında farklı bölgeler mevcut.

Ayrıca Division 2’de Rogue sistemi de değiştirilmiş. Düşman eşyaları çalmak gibi basit suçlar işleyenler Rogue statüsüne, başka bir Division ajanını öldürenler Disavowed Rogue statüsüne alınıyorlar. Eğer Disavowed Rogue sınıfına girdiyseniz, arkanızı kollamaya başlasınız iyi edersiniz. Zira diğer ajanlar peşinizde! En üst mertebe ise Manhunt Rogue. Yani tahmin edebileceğiniz gibi başınızda yüklü miktarda ödül var ve tüm dünya sizi avlamak istiyor.

SONUÇ

Sonuç olarak Tom Clancy’s The Division 2, sahip olduğu özelliklerle, keyifli oyun kurgusu, ilk oyuna getirdiği yenilikler ve uzun oynama süresiyle fazlasıyla başarılı bir yapım oluyor. Eğer ilk oyunu oynadıysanız ve beğendiyseniz, Division 2 de damağınızda tat bırakacak bir oyun olacak. End Game gelince ise tadından yenmeyecek!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

eight − six =