Ana sayfa Blog

Galaxy S11 Çok İddialı Geliyor

0

Samsung, 2020 yılının başında piyasaya süreceği yeni amiral gemisi Galaxy S11 için çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. Telefonun tanıtımına 6 ay gibi bir süre kalırken, önemli detaylar ortaya çıkmaya başladı.

iPhone 11 Pro ve Pro Max modellerinde kamera konusunda rakiplerine büyük fark atan Apple’ı geride bırakmak isteyen Samsung’un, Galaxy S11 kamera özellikleri konusunda oldukça yoğun bir çalışma yürüttüğü belirtiliyor.

Galaxy S11, 108 Megapiksel kamera ile gelebilir!

Samsung’a yakın kaynakların paylaştığı rapora göre, Samsung’un yeni amiral gemisi Galaxy S11’de 108 Megapiksel çözünürlüğündeki ana kameraya, 5x optik yakınlaştırma imkanı sunan bir periskop kamera eşlik edecek. Tabi, kamera sayısı net olarak bilinmiyor olsa da, geniş açılı kamera yerini korumaya devam edecek.

Geçtiğimiz günlerde resmiyet kazanan ve ekran / kasa oranı ile piyasadaki tüm telefonların rekorlarını alt üst eden Xiaom Mi Alpha, Samsung’un geliştirmiş olduğu 108 Megapiksel çözünürlüğündeki sensöre ev sahipliği yapıyor.

Burada sensörün doğrudan Samsung tarafından geliştirilmesi, yazılım / donanım uyumluluğu konusunda büyük bir avantaj. 48 Megapiksel çözünürlüğündeki sensörler ile kıyasladığımızda renkler, ışık ve kontrast çok daha iyi seviyede.

Tabi, bu rapor büyük soru işaretlerine beraberinde getiriyor. Galaxy S10‘da iki 12 Megapiksel, bir adet 16 Megapiksel çözünürlüğünde kamera yer alıyor. Samsung’un Çinli akıllı telefon üreticileri ile benzer şekilde 108 Megapiksel’e sıçraması, şirket için büyük bir değişim sürecinin başlamasına neden olur.

Huawei Mate 30 Pro, iPhone 11 Pro Max ve Galaxy Note 10 Plus Kamera Testi

0

Son dönemin en iddialı amiral gemileri Huawei Mate 30 Pro, iPhone 11 Pro Max ve Galaxy Note 10 Plus, kamera testinde karşı karşıya geldi.

Huawei Mate 30 Pro, iPhone 11 Pro Max ve Galaxy Note 10 Plus, yılın en iddialı amiral gemileri konumunda yer alıyor. Performans ve kamera konusunda fark yaratan telefonlar, gerçekten çok dikkat çekiyor. İşte bu üç modeli kamera konusunda karşı karşıya getiren Mrwhosetheboss YouTube kanalı, kamera tarafında lideri belirliyor. Bu test ilk olarak geniş açı video denemesi ile başlıyor. Burada beklendiği gibi en doğal renkleri 11 Pro Max’in sunduğu görülüyor. Diğer modeller renkleri biraz daha zorlarken, burada Mate 30 Pro’nun dinamik aralık konusunda geriye düştüğü görülüyor. Ultra geniş açı kamerası diğerlerinden daha dar olan Mate 30 Pro’nun, zoom konusunda ise önde olduğu görülüyor. Ortak olarak görüntü sabitleme sistemleri beğenilen telefonlar, yavaş çekim konusunda da dikkat çekiyor. Burada en elbette Mate 30 Pro’nun 720p çözünürlükte ulaştığı tam 7.680 fps yavaş çekim büyük fark yaratıyor. Ancak burada kare ekleme ile yazılımsal yavaşlatma kullanıldığı aktarılıyor. Bu biraz kaliteyi düşürüyor.

Gelelim fotoğraf tarafına. Burada genel olarak benzer bir fotoğraf kalitesi karşımıza çıkıyor. iPhone 11 Pro Max’in doğal renkleriyle öne çıktığı testte Mate 30 Pro’nun rakiplerine en büyük fark attığı yer zoom kapasitesi oluyor. Ayrıca geniş açı kalitesi de daha iyi bulunan amiral gemisi Huawei Mate 30 Pro, makro çekim konusunda da ciddi şekilde daha iyi sonuçlar sunuyor. Portre modunda iPhone 11 Pro Max’in fark yarattığı karşılaştırmada, gece modu denemesi de yer alıyor. Mate 30 Pro’nun da burada ciddi şekilde öne çıktığı görülüyor. Düşük ışık selfie çekimleri konusunda Galaxy Note 10 Plus’ın öne çıktığı test, iyi ışıkta selfie için iPhone 11 Pro Max modelini öne çıkarıyor.

Testin sonucunda lider beklendiği gibi Mate 30 Pro olurken, ikinci sırayı iPhone 11 Pro Max, üçüncü sırayı ise Galaxy Note 10 Plus alıyor. En azından şimdilik Türkiye’de satılmayacak olması üzen Huawei’nin yeni modeli, satın alabilecekler için harika görünüyor.

Huawei Mate 30 Pro kamera donanımı şöyle

Gücünü 7 nm Kirin 990 / Kirin 990 5G işlemciden alan modelin arkasındaki yuvarlak modülde 1/1.54 inç ve 1/1.7 inç gibi büyük sensörlere sahip 40 megapiksel F1.8 ultra geniş açı + 40 megapiksel F1.6 geniş açı + 8 megapiksel F2.4 telefoto + 3D derinlik sensörü yer alıyor.

WordPress Otomatik Güncelleme Nasıl Kapatılır

0

Şuanda dünyada en yaygın olarak kullanılan içerik yönetim sistemlerinden biri olan WordPress’i kurar iken bazı ayarlar kısmında güncellemeleri aktif etmiş olabilirsiniz. Her bir şeyin kurulumunda dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. WordPress içerik yönetim sistemini de kurar iken cPanel üzerinden dikkat etmediğiniz ve gözden kaçırdığınız bazı hususlar olabilir.

WordPress otomatik güncelleme kapatma işlemi içinde en başında seçmiş olduğumuz bazı ayarları değiştirmememiz gerekecektir. Bu ayarlar ne yazık ki ise WordPress ‘in ayarlarına girip buradan olmamaktadır.

WordPress Otomatik Güncellemeler Nasıl Kapatılır ?

WordPress içerik yönetim sisteminde öncelikle otomatik yapılan güncellemeleri kapatmak istiyor isek yapmamız gereken ilk işlem öncelikle hangi, neyin otomatik güncellemesini kapatmak isteyeceğimize karar vermemiz gerekecektir.

Karar vereceğimiz şey ise isteğimiz doğrultusunda gerçekleşerek istersek

  • WordPress otomatik tüm güncellemeleri kapatma
  • WordPress otomatik tema güncellemeleri kapatma
  • WordPress otomatik eklenti güncellemeleri kapatma
  • WordPress otomatik çeviri güncellemelerini kapatma
  • WordPress otomatik sürüm güncellemeleri kapatma

gibi başlıklara ayırabiliriz.

Ayırmış olduğumuz başlıklar sayesinde size gerekli olan güncelleme kapatma işlemini bulup ona göre hareket etmeniz daha doğru bir sonuç olacaktır. Eğer birimiz sadece tema güncellemelerini kapatmak istiyor ise tüm güncellemeleri kapatmak bu kişi için mantıklı bir çözüm yolu olmayacaktır.

WordPress Tüm Otomatik Güncelleştirmeleri Kapatmak

En popüler içerik yönetim sistemlerinden biri olan WordPress ‘te tüm güncellemeleri kapatmak istiyor iseniz kullanmanız gereken kod :

define( 'AUTOMATIC_UPDATER_DISABLED', true );

budur. Yukarıda yer alan kodu wp-config.php dosyanızın içinde her hangi bir yere yüklediğinizde artık tamamen WordPress otomatik tüm güncelleştirmeleri kapatmış olursunuz.

WordPress Otomatik Tema Güncellemeleri Kapatmak

Eğer sizin diğer otomatik güncellemeler ile ileriden geriden alakanız yok sadece temaların otomatik güncellemelerini kapatmak istiyorum diyor iseniz kullanmanız gereken kod :

add_filter( 'auto_update_theme', '__return_false' );

olacaktır. Yukarıda yer alan kodu wp-config.php dosyanıza eklemeniz durumunda WordPress içerik yönetim sisteminde otomatik tema güncelleme istilalarından kurtulabilirsiniz.

WordPress Otomatik Eklenti Güncellemelerini Kapatma

Sürekli gelen eklenti güncellemeleri ve yapılan sürekli olarak otomatik eklenti güncellemeleri sizin canınızı hayli sıktıysa hemen endişelenmeyin. Sadece eklentilerin otomatik olarak kapatmaya yarayan bir kod satırı bulunmaktadır.

add_filter( 'auto_update_plugin', '__return_false' );

Yukarıda yer alan kod satırını wp-config.php adlı dosyanın içerisine her hangi bir yere ekledikten sonrasında kaydedip var internet sitenizin sunucusu üzerinde var olan orijinal dosya ile değiştirmeniz yeterli olacaktır.

WordPress Otomatik Çeviri Güncellemelerini Kapatmak

Eğer benim pek çeviriler ile işim alakam olmaz benim ne işime yarayacak boşuna güncellenip durmamasını istiyor iseniz bu sefer ise aşağıda yer alan koda bir göz atmamız gerekir.

add_filter( 'auto_update_translation', '__return_false' );

Yukarıda yer alan kodu wp-config.php dosyasında her hangi bir yere ekleyip kaydedip internet sitenizin sunucusuna yükledikten sonrasında otomatik çeviri güncellemeleri artık sizi rahatsız etmemiş olur.

WordPress Otomatik Sürüm Güncellemelerini Kapatmak

Sizin derdiniz eğer WordPress ‘in sürümlerine her bir üst sürümü çıktığında hemen direkt olarak güncellemesi ise wp-config.php dosyanıza eklemeniz gereken kod aşağıdadır.

add_filter ('allow_dev_auto_core_updates', '__return_true');

Yukarıda yer alan kodu kaydedip ardından internet sitenizde ki wp-config.php dosyası ile değiştirdikten sonrasında tamamen otomatik güncellenen WordPress sürümlerinden kurtulmuş olursunuz.

Telefondakii Açılır Kameralar Ne Kadar Etkili

0

Akıllı telefon üreticilerinin küçük bir sorunu var: Her şeyi bir arada isteyen bizler. Çoğu tüketici, yeni telefonların hem büyük ekranlı, hem ince çerçeveli olmasını isterken, inceliği ve uzun pil ömrünü bir arada almayı hayal ediyor. Bu sırada ekrandaki piksellerin göremeyeceğiniz kadar küçük olması da şart.

Küçük sayılabilecek bir alana birçok teknolojiyi sıkıştıran telefonlar, yeniliğin hız kesmesine alışık olmayan kullanıcıların beklentileri karşısında garip şeyler yapabiliyorlar.

Boş Alan Çok Şey Demek

Telefonun içine pili yerleştirdikten sonra çok fazla alanınız kalmıyor. Ancak kullanıcıların önem verdiği yüksek kaliteli çoklu lensler, alana ihtiyaç duyuyor. Bu durumda kamera, Apple’ın telefonunda olduğu gibi kısmen dışarıda veya ekranın bir miktar içinde durabiliyor.

Peki kamerayı telefonun içinden çıkarmak nasıl olurdu? Bu fikir hiç de yeni değil: kompakt kameralar yıllarca açılır flaşla geldiler. Ancak kamerası açılan telefonlar yeni sayılabilirler ve üstelik tasarımda trend olmuş durumdalar.

İlk iPhone’dan daha önce, 2004’te çıkan Motorola Razr V3 gibi bazı telefonlar, kamera yerine klavyeyi kaydırarak açmanıza izin veriyordu. Gerekmediğinde kamerayı kapatarak cihazın daha küçük görünmesini sağlıyordunuz.

iPhone çıktığında “klavye sorununu” ortadan kaldırdı ancak telefonlar, birkaç sene sonra yeni bir işgalciyle karşılaştı: Kamera. Ekranın etrafındaki çerçevenin giderek küçülmesi ve pillerin büyümesi, kamera için alan bulmayı daha zor hale getirdi. Örneğin 2017’de çıkan iPhone X’in arkasında iki lens ve bir flaş, önde ise sensörler, kızılötesi kamera, Face ID sensörü ve kamera bulunuyor. Büyük çerçevelere geri dönmek istemiyorsanız, bunu yapmanın iki yolu var: ekranın üstünden içeri taşan bir “çentik” yapmak ve kameraları buraya yerleştirmek.

Veya 2015’te Huawei’nin yaptığı ve bugün çoğu firmanın yaptığı gibi yapabilirsiniz:

Huawei’nin telefonu büyük bir başarı elde etmediğinden, açılır kamera fikri de o sıralar çok fazla ilgi çekmedi. 2018 Vivo Nex ile geri dönen açılır kamera, yüz ile kilit açmanıza izin vermiyordu ancak Vivo V15 Pro bunu çözdü.

Açılır kamerayı kabul eden OnePlus 7 Pro’nun ardından Xiaomi, Mi Mix 3 ile 1990’ların ortalarının Matrix stili telefonlarına dönüş yaptı. Mi Mix 3’ün hem ön, hem de arka kamerası, kayan arka bölümde bulunuyor. Lenovo Z5 Pro ve Oppo Find X de benzer bir kızaklı yaklaşıma sahipler.

Farklı bir yol izleyen Samsung A80’in kamerası, açılmaktan ziyade dönüyor ve kamerayı dilediğiniz yöne çevirmenize izin veriyor.

Gelecek Açılır Kamerada mı?

Bundan biraz şüpheliyiz, çünkü hareketli parçalar çabuk eskiyip bozulabiliyor, toz ve kiri çok daha kolay toplayabiliyorlar. Bu, sürekli olarak yanınızda, cebinizde veya çantanızda taşıdığınız bir cihaz için daha da çok geçerli. Çözüm belki de ikonik Motorola Razr gibi katlanan bir telefonda olabilir. İlk katlanan telefonlar büyük bir başarı elde etmeseler de, dedikodulara göre Apple’ın bu tasarımla ilgili bazı planları var.

Kamera için en iyi çözüm, her ne kadar ince de olsa kamerayı çerçeveye yerleştirmekten geçiyor olabilir. Bunun için kameraların biraz daha küçülmesi gerekebilir. Bu olmazsa, kamerayı ekranın altına yerleştirmek, ciddi alternatifler arasında. Samsung, “görünmeyen” bir sensör üzerinde çalıştığını doğrulamıştı ve Oppo, bir adım ileri giderek bir prototip göstermişti. Bu teknoloji, kameranın görüntü kalitesini biraz etkileyebilir ancak üreticiler, yeterli kaliteyi elde etmekte başarılı olabilirler.

Galaxy Tab S6 Tanıtıldı, İşte Özellikleri

0

Galaxy Tab S6’nın Samsung’un 7 Ağustos’taki Galaxy Note 10 etkinliğinde tanıtılması bekleniyordu ancak firma, amiral gemisi tabletini bugün tanıttı.

Galaxy Tab S6, Qualcomm Snapdragon 855 yonga setiyle gelen ve piyasadaki en güçlü işlemciyi kullanmasıyla şaşırtan bir tablet. 10,5 inç 2560 x 1600 çözünürlüğe, 16:10 ekran oranına sahip AMOLED ekrana sahip cihazın 7.040mAh kapasiteli bir pili bulunuyor. Arka yüze baktığımızda, 13MP f/2,2 ana lens ve 5MP f/2,0 lensi görüyoruz. 8MP ön kamera ise 80 derece görüş açısına ve f/2.0 diyafram değerine sahip. Dahili depolama olarak 128GGB ve 256GB seçenekleriniz bulunuyor. Android 9 Pie ve One UI arayüzle gelen cihaz, microSD kart slotu, USB-C portu, Nano SIM slotu (sadece 4G modelde), her köşede dört hoparlör, cihazın diğer özellikleri arasında bulunuyor.

Yeni tabletin özellikleri arasında olmayan şey ise 3,5mm kulaklık girişi. Bluetooth S Pen ile gelen Galaxy Tab S6 için dilerseniz bir klavye (Samsung Keyboard Cover) satın alabiliyorsunuz.

Bu arada Galaxy Note 10’u bekleyenlere, telefonun 7 Ağustos’ta New York’taki Samsung Unpacked etkinliğinde tanıtılacağını hatırlatalım. Tabletin bugün tanıtılması, Samsung’un Unpacked etkinliğinde telefona yoğunlaşmasını sağlayacak.

Samsung Galaxy A70 Detaylı İnceleme

0

Samsung’un yenilenen Galaxy A serisinin yeni modeli Galaxy A70 olmuştu. Hatırlarsanız telefonun tanıtımında bulunmuş ve ön incelemesini de sizlerle zamanında paylaşmıştık. Bu defa daha detaylı olarak değerlendireceğimiz Galaxy A70, orta sınıf akıllı telefonlar arasında yer alıyor. Şimdi telefonun ne gibi özellikler sunduğundan tasarımından ve performansından yavaş yavaş bahsetmeye başlayalım.

Samsung Galaxy A70 Tasarımı

Tasarım olarak Galaxy A70 de tıpkı daha önce incelediğimiz Galaxy A50 gibi oldukça çekici bir model oluyor. Telefonun arka yüzeyi oldukça güzel şekilde işlenmiş ve bu sayede ışığa göre farklı tonlar yakalayabiliyor. Ancak bu, telefonun arka yüzeyinin plastik olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Evet, Galaxy A70’in arka yüzeyi plastik malzemeye sahip; öte yandan telefonun çerçevesi de keza plastik; metal değil.

Galaxy A70’in kalınlığı 7.9 mm. Bu değerle Galaxy A50’den az da olsa daha kalın duran Galaxy A70, 183 gramlık ağırlığıyla da yaklaşık 20 gram daha ağır bir telefon oluyor.

Telefonun güç ve ses butonları telefonun sağ tarafında yer alırken, sol tarafta da microSD kart ve SIM kart çekmecesi bulunuyor. Alt tarafa baktığımızda da burada 3.5 mm kulaklık girişini, USB-C portunu ve hoparlör ızgarasını görüyoruz. Bu noktada Galaxy A70’in stereo hoparlör bulundurmadığını da söyleyelim.

Samsung Galaxy A70 Ekranı

Samsung Galaxy A70’in ekranı A50’ye göre biraz daha büyük; 6.7 inç boyutunda. 1080×2400 piksel çözünürlüğünde görüntü üreten ekran, Corning Gorilla Glass 3 ile düşme ve çizilmelere karşı korunuyor.

Yüzde 86 oranında ekran – gövde oranı sunan Galaxy A70, pek çok akıllı telefondan farklı olarak 20:9 görüntüleme oranı sunuyor ve bununla geniş bir görüntü alanı sunuyor. Panelin de Super AMOLED olarak tercih edilmesiyle beraber iyi bir görüntüleme deneyimi elde edebiliyorsunuz. Ekran canlı renk üretimi sağlıyor ve derin siyahlarla güzel görünüyor. Bu sayede özellikle telefonda fazla video içerikleri tüketen ve Netflix takipçileri Galaxy A70’in ekranından memnun kalacaklardır kanaatindeyiz. Ancak telefonun 393 ppi seviyesinde olan piksel yoğunluğunu biraz düşük bulduğumuzu da söyleyelim.

Galaxy A70 de tıpkı Galaxy A50 ve Galaxy A80 modelleri gibi ekran altı parmak izi tarayıcı içeriyor. Alt kısımda olan bu sensöre erişim kolay. Kurulumu basit, ancak yaptığımız denemelerde çok hızlı olmadığını gözlemlediğimizi de belirtmemiz lazım. Bu segmentte daha önce incelediğimiz farklı modellerde daha akıcı bir performans bulmuştuk.

Samsung Galaxy A70 Özellikleri ve Performansı

Galaxy A70’te kullanılan işletim sistemi Android 9. Arayüz olarak da telefonda artık pek çok Samsung modelinde yer aldığı gibi One UI bulunuyor.

Telefonda işlemci olarak bu kez Samsung’un Exynos işlemcisini görmüyoruz. Bu modelde Qualcomm ile çalışan Samsung, tercihini Snapdragon 675‘ten yana kullanmış. 11nm FinFET fabrikasyon sürecinin eseri olan bu işlemci, 2 performans 6 verimlilik çekirdeğinden oluşuyor. 2.0 GHz frekanslı Kryo 460 Gold ve 1.7 GHz frekanslı Kyro 460 Silver çekirdekleri ile Galaxy A50’ye nispeten daha performanslı çalışan Galaxy A70, test sonuçlarında ise sınıfına uygun sonuç üretiyor.

İşlemci performansına dönük Geekbench testinden tek çekirdek skoruyla 2054 puan toplayan Galaxy A70, çoklu çekirdek performansıyla da 6326 puan toplayabiliyor. AnTuTu Benchmark’a baktığımızda ise, burada da telefonun 167284 puan aldığını görüyoruz. Bu skorlarla beraber telefon, sıralamada Galaxy A50’den doğal olarak birkaç basamak daha yukarı yerleşiyor.

Test sonuçların günlük kullanıma yansıması, akıcı bir deneyim sağladığı yönünde oluyor. Galaxy A70 ile web gezintileri olsun, kullanılan çeşitli uygulamalar olsun, arayüz dolaşımları olsun, akıcı bir kullanım sağlayabiliyor.

Galaxy A70, 6 GB RAM kapasitesine sahip ve depolama alanı da 128 GB olarak karşımıza çıkıyor. İsterseniz bu kapasiteyi 512 GB daha arttırabildiğiniz telefonda grafik birimi de Adreno 612. Grafik tarafındaki performansıyla da oyunculara uygun bir seçenek olan Galaxy A70, akıcı şekilde PUBG oynatabiliyor. Öte yandan PUBG’ye alternatif olarak Asphalt 9: Legends de oynadığımız telefon, burada da kendinden memnun bıraktı. Öte yandan telefonun ısı yönetiminin de gayet başarılı olduğunu söyleyebiliriz.

Samsung Galaxy A70 Pil Perfomransı

Galaxy A70’in batarya kapasitesi de Galaxy A50’ye göre daha geniş; 4500 mAh seviyesinde. Telefon günlük normal kullanımlarda 1,5 günü rahat çıkartabiliyor. Ancak kullandığımız süre içinde daha spesifik testlerde de değerlendirdiğimiz telefon, Wi-Fi açık ve yüzde 50 parlaklık değerinde 13 saatin üzerinde bir web dolaşımı performansı gösterdi. Video noktasında da yaklaşık olarak 17 saat kadar pil performansı sağlayabiliyorsunuz bu telefonla.

Şarj noktasına geldiğimizde, Galaxy A70’te 25W‘lık bir adaptörün kutuda yer alması oldukça sevindirici. Bu sayede telefonun yaklaşık yüzde 40’ını 30 dakika içinde doldurabiliyorsunuz. Ancak tam kapasite şarj olması için yaklaşık olarak 1 saat 45 dakika kadar beklemeniz gerekecek olduğunu da söyleyelim.

Samsung Galaxy A70 Kameraları

Gelelim Galaxy A70’in kameralarına. Telefonun ön yüzünde 32 MP çözünürlüğünde ve f/2.0 diyaframa sahip bir ön kamera yer alıyor. Arka tarafta da 3’lü kamera diziliminin bulunduğunu görüyoruz. Bunlar arasında ana kamera yine 32 MP ölçüsünde. f/1.7 diyaframlı ve faz algılamalı olan ana kameraya 8 MP‘lik ultra geniş açılı ve 5 MP olarak yer alan derinlik sensörü eşlik ediyor.

Galaxy A70’in sahip olduğu kameralarla beraber özellikle gün ışığında harika performans sergilediğinden bahsedebiliriz. Ancak aynı şey güneş battığında pek geçerli olmuyor. Telefonda herhangi bir gece modu da bulunmadığından kameraların yeteneklerinden düşük ışıkta pek yararlanamıyorsunuz. Gece çekilen fotoğraflarda grenler yüksek ve detay kaybı fazla oluyor. Fakat gün içinde gerek arka kamerayla gerek ön kamerayla çekeceğiniz fotoğraflardan gayet memnun kalacağınızı söyleyebiliriz. Bu senaryoda da doğru renkler ile güzel kontrast yakalayabiliyorsunuz.

Telefon 4K çözünürlükte 30 kare video kaydı yapabilirken, Full HD’de de 60 kare kayıt perofrmansı gösterebiliyor. Ancak ana kamerada ne yazık ki herhangi bir OIS veya EIS bulunmuyor. Yani optik imaj sabitleyici veya elektronik video stabilizasyon yok. Bunların noksanlığı da kuşkusuz hareketli video çekimlerinize olumsuz olarak yansıyor.

Şimdi sizlerle Galaxy A70 ile çektiğimiz örnek fotoğrafları da bir arada paylaşalım.

Samsung Galaxy A70 ile çekilen fotoğrafları hemen yukarıdaki videomuzda görebilirsiniz.

Samsung Galaxy A70 Teknik Özellikleri
Ürün Modeli Samsung Galaxy A70
Ürün Türü Cep Telefonu
CHIP Online Notu 85
Üretici Samsung
Firma Samsung     (212) 288 56 38
İşletim Sistemi Android 9
İşlemci Qualcomm Snapdragon 675
Çekirdek (CPU) 8
İşlemci Hızı 2.0 – 1.7 GHz
Ekran Boyutu 6.7 inç
Ekran Çözünürlüğü 1080 × 2400 px
Grafik İşlemci Adreno 612
Bellek (RAM) 6 GB
Dahili Depolama 128 GB
Arttırılabilir Depolama 512 GB
Ön Kamera 32 MP
Arka Kamera 32 MP
Arka Kamera (2) 8.0 MP
Arka Kamera (3) 5.0 MP
Çift Hat Yok
Wi-Fi Var
NFC Var
GPS Var
LTE (4G) Var
HDMI (MHL) Yok
Bluetooth Var
FM Radyo Var
Batarya Kapasitesi 4500 mAh
Parmak İzi Sensörü Var
Yüz Tanıma Var
Boyutlar 76 × 164 × 7.9 mm
Ağırlık 183 gr.

Kaynak: Chip

Telefonunuzun Eskidiğini Anlamanın 6 Yolu

0

Yeni bir telefon satın alırken en azından birkaç sene dayanmasını istersiniz. Kaliteli bir telefon, bu istediğinizi size verecektir. Ancak ne kadar iyi baksanız da, zaman geçtikçe telefonunuzun bazı yönlerden geride kaldığını göreceksiniz.

Telefonunuz yavaşladıysa, hasar gördüyse veya uyumluluk sorunları yaşıyorsa, onu değiştirmek kaçınılmaz. Aşağıda Android’li telefonunuzu daha iyisiyle değiştirmeniz gerektiğini söyleyen işaretleri sıraladık.

1. Pili Çabuk Bitiyor

Android’li telefonların pil ömrünü uzatmaya yarayan bazı ipuçları var, ancak şarjınız çok çabuk tükeniyorsa artık çok geç demektir. Piller, bir veya iki sene içinde, belirli bir şarj sayısından sonra gücünü kaybetmeye başlarlar. Bu durumda pili değiştirmeniz veya yeni bir telefon almanız en iyi çözüm olacaktır.

2. Çok Yavaş

Telefonunuzun yavaş çalışmasının farklı nedenleri olabilir. Cihazınızın yaşı, nedenlerden biri. Yeni uygulamalar, yeni Android sürümleri, daha yüksek kaynağa ihtiyaç duyduğundan telefonunuzu yavaşlatabilir.

Yeni telefonunuz, şimdikinden daha fazla kaynağa sahip olacağından sizi uzun bir süre yavaşlamalardan kurtarabilir.

3. Eski Yazılım

Eğer şanslıysanız, telefonunuz ömrü boyunca iki büyük Android güncellemesi alacaktır. Ancak her üretici, güncelleme işiyle uğraşmıyor ve telefonu daha aldığınız anda bile yazılımınız eski olabiliyor. Bu durum, güvenlik için de risk oluşturuyor.

Güncelleme almamak canınızı sıkıyorsa, yeni bir telefon almanın zamanı gelmiş olabilir.

4. Yeni Uygulamalar Çalışmıyor

Yeni tür uygulamalar, örneğin sanal gerçeklik (VR) uygulamaları, yüksek kaynak gereksinimi nedeniyle eski cihazlarda çalışmayabilir. Aynı durum oyunlar için de geçerli. Telefonunuz eskiyse, RAM’i ve grafik performansı, gösterişli oyunları çalıştırmaya yetmeyebilir.

5. Uygulamalar Sık Sık Kilitleniyor

Uygulamalar bazen bug’lar yüzünden bazen ise telefonunuzla uyumlu olmadığı için kilitlenebilir. Bazı uygulamalar, sadece modern telefonlarda çalışabilir. Eğer uygulamalar durmaksızın çöküyorsa, bunun sebebi kaynakların yetmemesi de olabilir. Yeni telefonlar, bu sorunu kolayca çözecektir ve uygulamaları rahatça kullanmanıza izin verecektir.

6. Kamera Görüntüsü İyi Değil

Çoğu kullanıcı fotoğraf çekmek için telefonunu kullanıyor. Sosyal medya ve selfie çağında kameraların kalitesi, çoğu kullanıcı için önem taşıyor. Kameranız iyi değilse, uygulamalarla fotoğrafları iyileştirmeniz zor. Fotoğraflar sizin için önemliyse, ön ve arka kamerası iyi bir telefon, çok daha iyi kareler yakalamanızı sağlayabilir.

Canon EOS 760D Detaylı İnceleme

0

Canon EOS 760D, firmanın giriş seviyesinde konumlandırdığı ve EOS 750D’den sonra gelen en gelişmiş DSLR modeli olma özelliğini taşıyor. Canon EOS 760D ile birlikte giriş seviyesindeki çıtanın biraz daha orta seviyeye doğru yükseltilmeye başlandığına şahit oluyoruz.

Özellikle üst yüzeyde bulunan yardımcı LCD ekran, mod seçici, 24 MP çözünürlük ve HDR video çekimi gibi ön plana çıkan ve etkileyici özellikleri giriş seviyesi bir modelde görüyor olmak sevindirici. Sınıfındaki modellere benzer şekilde Canon EOS 760D’de de kompakt bir gövde yapısı var ve taşınabilirlik ciddi şekilde ön plana alınmış.

Özellikler

Canon EOS 760D, 22.3 x 14.9 mm ölçülerinde ve 24.2 MP çözünürlükte bir CMOS algılayıcıya sahip. 24 MP çözünürlük geçerli ve en yüksek 6000 x 4000 piksel boyutunda fotoğraflar çekilebiliyor. ISO aralığının 100 – 12.800 arasında belirlenebilmesi mümkün. Ayrıca gereken durumlarda berraklıktan biraz taviz vererek 25.600 gibi yüksek değerleri de deneyebilirsiniz. Canon’un son zamanlardaki en etkileyici özelliklerinden biri olan Hybrid CMOS III AF sisteminin de Canon EOS 760D’de yer aldığını görmekteyiz. Böylece video çekimi sırasında gerçek zamanlı olarak odak değişimi algılayıcı kontrollü olarak gerçekleşebiliyor. Tabii ses ve pürüzsüz hareket gibi dinamikler için yeni nesil STM lenslerden kullanmanız gerekiyor ve bu nedenle kit olarak satılan kutudan STM özellikli 18 – 55 mm lens geliyor.

Canon EOS 760D’de tamamı çapraz tip 19 AF noktası bulunuyor. Ayrıca LCD ekran üzerinden dokunarak da istenilen bölgeye odaklama yapılabiliyor. 3.0 inç büyüklüğündeki ve 1 milyon piksel içeren LCD ekran olması gerektiği gibi net görüntüler sunuyor. Ayrıca eklemli ekran yapısı ile selfie veya daha zor sahnelerin çekimi kolaylaşıyor. Canon EOS 760D’nin enstantane hızı ise 30 saniye ile 1 / 4000 saniye arasında belirlenebiliyor. Seri çekimde ise 5 fps değeri elde edilebiliyor.

Kablosuz bağlantılar açısından da Canon EOS 760D’nin günümüzün ihtiyaçlarını rahatlıkla karşıladığını söyleyebiliriz. NFC ve kablosuz ağ desteği mobil cihazlarla iletişim kurmayı ve içerik aktarımını ciddi şekilde kolaylaştırıyor. Biraz önce de değindiğimiz üst LCD ekran, Canon EOS 760D’nin devrim niteliğindeki özelliklerinden biri. Ayrıca bu bölgede bulunan kısayol tuşları ile birçok ayar kısa zaman içerisinde gerçekleştirilebiliyor. Canon EOS 760D’nin HDR video çekiminde de son derece iyi sonuçlar verdiğini söyleyelim. 1920 x 1080 yani Full HD çözünürlükte 30 fps, 25 fps, 24 fps gibi değerler tercih edilebiliyor. Öte yandan daha profesyonel ses sonuçları alabilmek için mikrofon girişi de ihmal edilmemiş. Yine farklı kullanım senaryoları için HDMI çıkışı da mevcut.

Ergonomik tasarım

132 x 111 x 78 mm’lik boyutları ile kompaktlık konusunda da sınıfının en iyilerinden olan Canon EOS 760D, 565 gram ağırlığa sahip. LP-E17 tip pili ile flaşsız olarak 440 kare fotoğraf çekebiliyor. Biraz da Canon EOS 760D’nin ergononomik yönüne eğilelim. Normal şartlarda kompakt fotoğraf makineleri ilk başta çekici gelse de, bir süre sonra özellikle gövde fonksiyonlarının azlığı nedeniyle heves kaçırmaya başlarlar ancak Canon EOS 760D için bu durumun tamamen değiştiğini görmekteyiz. Sıkça belirttiğimiz gibi mod seçici konumu ve üst LCD ekran neredeyse bir üst model olan EOS 70D’yi aratmayacak düzeyde. Boyutları elbette biraz daha küçük ancak bunu da taşınabilirlik konusunda bir avantaj olarak değerlendirmeniz gerekiyor.

Canon EOS 760D’de bizi en çok etkileyen özelliklerden biri kablosuz ağ ve NFC destekleri oldu. Böylece çekimlerini anlık olarak paylaşan fotoğrafçıların işi ciddi derecede kolaylaşmış oluyor ve bellek kartını bilgisayara bağlama ihtiyacı neredeyse tamamen ortadan kalkmış oluyor. HDR video çekimi tarafı da özellikle gündüz çekimlerine ciddi şekilde etki eden bir etmen. Video odaklı çalışıyorsanız ve bu işi ciddi boyutlara taşıma niyetindeyseniz Canon EOS 760D’nin bu konudaki özelliklerinin ayrıcalıklı olduğunun yeniden altını çizelim.

Çözünürlük değerlerinin sürekli yükseltilmesine alıştık ancak burada da yine kısa bir değerlendirme yapmamız gerekiyor. 24 MP çözünürlükle çok daha büyük fotoğraflar çekebilirsiniz. Fotoğrafların kırpıldığında kalitesinin daha az bozulacağını düşünürsek daha detaylı makro fotoğraflar elde edeceğinizi belirtmek mümkün. Bir başka deyişle Canon EOS 760D ile sahip olduğunuz lensler biraz daha kendisini güçlendirir hale geliyor. Video tarafında büyük yenilikçilik sağlayan STM lenslerin de artık çeşitlenmeye başladığını sözlerimize ekleyelim. Sabit veya tele olarak birçok STM çeşidi bulabilirsiniz. Tabii STM’den en büyük verimi alabilmek için de Canon EOS 760D tarzı hibrit AF destekli bir makine kullanmanız icap ediyor.

3.0 inç ekran

3.0 inç büyüklüğündeki ekran günümüzün akıllı telefonlarında olduğu kadar hassas. Birçok ayar veya odaklama noktası seçimi gibi detaylar ekran üzerinden yapılabilir durumda. Video çekimi sırasında odak değişimi de ekrana dokunarak yapılabiliyor. Böylece profesyonel seviyedeki ve pahalı odak donanımlarına olan gereksinim de ortadan kalkmış oluyor. Bir şekilde Canon EOS 760D fiyatını daha da hak etmeye başlıyor denebilir.

Canon EOS 760D’nin menüsü alıştığımız şekilde anlaşılır ve pratik. Ekranda piksellerin görünmeyecek kadar küçük olması, çekimlerinizi daha iyi inceleme fırsatı veriyor. Öte yandan ekran parlaklığı da gün ışığı altındaki çekimlerde asla yanıltmayacak kadar güçlü. 3.0 inç büyüklük de olabildiğince iyi düzeyde. Zaten daha fazlasına çıkabilmek de pek mümkün görünmüyor.

Canon EOS 760D Teknik Özellikleri
Ürün Modeli Canon EOS 760D
Ürün Türü DSLR Fotoğraf Makineleri
CHIP Online Notu 90
Üretici Canon
Firma Canon     (212) 259 81 05
Teknik Detaylar
Görüntü Sensörü 22,3 x 14,9 mm CMOS
Etkin Piksel Yaklaşık 24,2 megapiksel
Toplam Piksel Yaklaşık 24,7 megapiksel
En Boy Oranı 3:2
Düşük Geçiş Filtresi Yerleşik/Sabit
Sensör Temizliği EOS entegre toz temizleme sistemi
Renk Filtresi Türü Ana Renk
Görüntü İşlemcisi DIGIC 6
Lens Yuvası EF/EF-S
Odak Uzaklığı 1,6x lensin odak uzaklığına eşdeğer
Ekran 3 inç dokunmatik
Boyutlar 131,9 x 100,9 x 77,8 mm
Ağırlık 565 gr.

SONUÇ

Canon EOS 760D yaklaşık 2449 TL fiyata sahip. Özellikle bir önceki model olan EOS 750D’den biraz daha pahalı ancak çok daha fazla üstünlüklere sahip. Hatta EOS 750D’nin şansını tamamen azaltıyor da denebilir. Profesyonel sonuçlar konusunda sizi tatmin edecek ve çok ileri düzey bir niyetiniz yoksa uzun yıllar boyunca yanınızda olacaktır. Canon EOS 760D, giriş seviyesinde üst düzey özellikler sunan ve orta seviyeye yaklaşan bir seçenek. Birkaç yıl öncesinin fotoğraf makinelerinden bile ciddi farkları var.

Kaynak: Chip